 |
ENERJİ TASARRUFU
Enerji ihtiyacının %62’sini ithal etmek zorunda olan ve fosil yakıt kullanarak elektrik enerjisine dönüşüm sağlayan santralların toplam veriminin %30 olduğu ülkemizde, enerjinin etkin kullanımının önemi açıkça görülmektedir. Enerjinin etkin kullanımı, refah seviyesinden fedakarlık yapmaksızın, kalite ve performans düşürmeden, bir mal veya hizmet elde etmek için gerekli olan enerji miktarının azaltılmasıdır. Bir taraftan artan enerji ihtiyacı karşılanmaya çalışılırken, diğer taraftan enerji üretiminin yol açtığı çevre kirliliğini önleme çabaları, enerji üretim verimliliğini artıran ve çevreyi koruyan ileri teknolojilerin geliştirilmesi ve uygulanması ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Günümüzde tüketilen toplam elektrik enerjisinin %35’i konutlarda ve hizmet sektöründe tüketilmektedir. Bu oran tüm dünya ülkelerinde ortalama %40 civarındadır. Konut ve hizmet sektöründe tüketilen elektrik enerjisinin %60’ı sadece aydınlatma amaçlıdır. Bu oran, Türkiye’de tüketilen enerjinin %21’ine karşılık gelmektedir. Gerek üretim, gerekse uygulama alanlarında uluslar arası standartlar takip edilmekte ve aydınlatma bilinci hızla artmaktadır. Ülkemizde son yıllarda yaşanan gelişmelere paralel olarak genel eğilime bakıldığında;
- Uluslararası standartlar ve öneriler çok iyi takip edilerek, aydınlatılacak yere uygun optimum çözümün elde edilebileceği aydınlatma kriterleri belirlenmektedir.
- Fotometrik değerleri bilinen armatürler ile gerekli tasarım hesapları yapılmakta, armatür sayısı ve tipi bu hesaplara göre saptanmaktadır.
- Aydınlık düzeyi algılayıcılı ve zaman kontrollü tesisatlar ile, aydınlatmanın gerek duyulan zamanlarda gerektiği kadar kullanılması sağlanmaktadır.
- Aydınlatmada etkin enerji kullanımının lamba söndürülerek değil, gözün görme yeteneğinden ve görsel konfordan taviz vermeden, gerekli minimum düzeyde aydınlık şiddetlerinin oluşturulmasıyla sağlanabileceği herkes tarafından bilinmelidir.
|